top of page

Yaratılışın Genel Örüntüsü — Sonsuzluğun Sonsuzluğu

Sonsuzluğun Sonsuzluğu
Sonsuzluğun Sonsuzluğu

Yaratılış hakkında düşünürken çoğunlukla “Başlangıçta ne vardı?” sorusunu sorarız. Ancak bu soru, yaratılış başlamadan önce bir varlığın bulunduğunu ve zamanın çoktan işlemekte olduğunu varsayar.


Eternity Model’e göre yaratılışın kurucu düzeyinde henüz bir varlıktan söz edemeyiz. Çünkü varlık ile yokluk, yaratılışın kendi içinde birbirinden ayrılarak tanımlanır. Varlığın oluşmadığı bir düzey için “vardı” demek, henüz ortaya çıkmamış bir kavramı başlangıca taşımak olur.


Yaratılış hakkındaki yaygın tasarımda önce bir yaratıcı bulunur; ardından bu yaratıcı kendisinden ayrı bir evren yaratır. Böylece yaratan ile yaratılan, neden ile sonuç ve önce ile sonra birbirinden ayrılır.


Eternity Model bu tasarımı kabul etmez. Modelin yaratılışın bütünlüğüne ilişkin başlangıç kabuline göre, yaratılışın dışında bağımsız bir kaynak veya ikinci bir gerçeklik bulunamaz.


Modelin temel önermesi şudur:

Yaratılandan başka bir şey yoktur. Yaratılan bütünüyle yaratılandır; onda yaratılmamış hiçbir artık bulunmaz.

Bu önerme yaratanı ortadan kaldırmaz. Yaratan ile yaratılan arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlar. Yaratan, yaratılışın dışında bulunan ayrı bir varlık değil; yaratılanın kendi içinde işleyen ayrımlandırma işlevidir.

Bu nedenle yaratılışın başlangıç ilkesi de yaratılışın dışında aranamaz. Eternity Model bu ayrımlanmamış başlangıç ilkesini Mutlak Gerçek olarak adlandırır.


Kavramsal yönlerin tanımlanması


Metnin devamında kullanılacak kavramların ilişkisini baştan belirlemek gerekir:

Bu yazıda Gerçek, aydınlık ve varlık aynı yaratılış yönünün üç adıdır. Mutlak, karanlık ve yokluk ise karşıt yaratılış yönünün üç adıdır.

Bu kavramlar bütünüyle özdeş değildir; aynı yönü farklı açılardan adlandırırlar:

  • Gerçek, yönün ontolojik adıdır.

  • Aydınlık, yönün görünürlük ve belirlenme niteliğini anlatır.

  • Varlık, yönün gerçekleşmiş hâlini ifade eder.

  • Mutlak, karşıt yönün ontolojik adıdır.

  • Karanlık, bu yönün tanım ve görünürlük dışında kalmasını anlatır.

  • Yokluk, yönün belirlenmiş varlık hâline gelmemesini ifade eder.


Bu tanımdan sonra yaratılışın temel yönleri her yerde aynı sırayla kullanılacaktır:

Gerçek / Aydınlık / Varlık — Mutlak Berzah — Mutlak / Karanlık / Yokluk

Mutlak Gerçek ve kurucu ayrımlanma


Mutlak Gerçek’i bir varlık olarak algılamamak gerekir. Onu yaratılıştan önce bulunan bir nesne, töz veya kişileştirilmiş yaratıcı olarak tanımlayamayız.

Mutlak Gerçek; Gerçek ile Mutlağın, aydınlık ile karanlığın, varlık ile yokluğun henüz birbirinden ayrılmadığı başlangıç ilkesidir.


Yaratılışın kurucu ayrımlanması, Mutlak Gerçek’in Mutlak Berzah hâlinde gerçekleşir.


“Mutlak Gerçek vardı” dediğimizde bile kullandığımız “vardı” sözcüğüne dikkat etmemiz gerekir. Bu ifade hem varlığı hem de geçmiş zamanı ayrımdan önce kabul eder. Oysa bu düzeyde varlık oluşmadığı gibi zaman da ortaya çıkmamıştır.


Mutlak Gerçek:

  • Bir varlık değildir.

  • Bir yokluk değildir.

  • Zaman içinde bulunan bir başlangıç nesnesi değildir.

  • Yaratılışın dışında duran ayrı bir yaratıcı değildir.

  • Gerçek ile Mutlağın henüz ayrılmadığı başlangıç ilkesidir.


Mutlak Gerçek için kullandığımız “başlangıç” ve “önce” gibi sözcükler kronolojik bir sıra bildirmez. Kavramların birbirine dayandığı ontolojik düzeni anlatır.


Mutlak Berzah: Ayıran ve ilişkilendiren hâl


Mutlak Berzah, Mutlak Gerçek’in dışında duran ikinci bir ilke değildir. Mutlak Gerçek’in kendi oluş hâlidir.


Mutlak Berzah, önceden var olan iki alanın arasına sonradan yerleşmiş üçüncü bir alan da değildir. Henüz ayrılmamış olan Gerçek ile Mutlağın iki farklı yön olarak belirginleşmesi bu hâl içinde gerçekleşir.


Mutlak Berzah ile birlikte:

  • Gerçek ile Mutlak birbirinden ayrılır.

  • Aydınlık ile karanlık belirginleşir.

  • Varlık ile yokluk iki yaratılış yönü olarak oluşur.

  • Ayrılan yönler aynı yaratılış bütününe ait kalır.


Berzah burada yalnızca bir sınır değildir. Ayırma ile ilişkilendirme aynı hâlde birlikte gerçekleşir. Gerçek ile Mutlak birbirinden ayrılır; fakat onları ayıran Mutlak Berzah sayesinde aynı yaratılışa bağlı kalır.


Yaratılışın kurucu üçlüsü böylece ortaya çıkar:

Gerçek — Mutlak Berzah — Mutlak

Aynı üçlü, nitelikleri üzerinden şöyle de okunabilir:

Aydınlık — Mutlak Berzah — Karanlık

Gerçekleşme kipleri üzerinden ise:

Varlık — Mutlak Berzah — Yokluk

Bunlar üç ayrı ayrım değil, aynı kurucu ayrımın üç farklı anlatımıdır.


Berzahî Sonsuzluk


Gerçek, Mutlak Berzah ve Mutlak arasındaki kurucu ilişki Berzahî Sonsuzluğu oluşturur.

Berzahî Sonsuzluk, Gerçek ile Mutlağın Mutlak Berzah aracılığıyla ayrılıp ilişkilendiği yaratılış bütünüdür.

“Berzahî” sözcüğü, bu bütünün Mutlak Berzah aracılığıyla kurulduğunu ve berzah niteliği taşıdığını ifade eder.


Buradaki ontolojik düzey farkı önemlidir:

Berzahî Sonsuzluk bütündür; Gerçek Sonsuzluk ile Mutlak Sonsuzluk ise onun yönleridir. Aynı düzeyde bulunmadıkları için Berzahî Sonsuzluk, bu iki yönün yanında üçüncü bir sonsuzluk değildir.

Bu tanım, yapının tamamını tek bir hiyerarşi içinde kurar:

Berzahî Sonsuzluk: Gerçek — Mutlak Berzah — Mutlak

Berzahî Sonsuzluk içindeki Gerçek yön, Gerçek Sonsuzluk olarak; Mutlak yön ise Mutlak Sonsuzluk olarak açılır.


Gerçek Sonsuzluk


Gerçek Sonsuzluk (GS), Berzahî Sonsuzluğun Gerçek, aydınlık ve varlık yönünde açılan sonsuzluk alanıdır.


Gerçek Sonsuzluk; varlığın belirginleştiği, gerçekliklerin tanımlandığı, ilişkilerin kurulduğu ve oluşumların meydana geldiği alandır.


Yaşadığımız evrenin tanımlanmış, belirlenmiş ve gerçeklik kazanmış yönü Gerçek Sonsuzluğa aittir. Gözlemlediğimiz doğa, deneyimlediğimiz yaşam, ölçebildiğimiz değişimler ve anlamlandırabildiğimiz ilişkiler bu alanda gerçeklik kazanır.


Bu, Gerçek Sonsuzluğun bütünüyle bilindiği anlamına gelmez. Gerçek Sonsuzluk sonsuz olduğu için onun içinde henüz bilmediğimiz pek çok gerçeklik bulunabilir.

Buradaki ölçüt, bir şeyin bugün bilinip bilinmemesi değil; ilke olarak tanımlanabilir, belirlenebilir ve gerçeklik kazanabilir olmasıdır.


Bugün bilmediğimiz fakat ilke olarak tanımlanabilir olan bir olgu Gerçek Sonsuzluk içinde bulunur. Bilinmeyen her şey Mutlak Sonsuzluğa ait değildir.


Mutlak Sonsuzluk


Mutlak Sonsuzluk (MS), Berzahî Sonsuzluğun Mutlak, karanlık ve yokluk yönünde açılan sonsuzluk alanıdır.


Buradaki yokluk, gündelik anlamda hiçbir şeyin bulunmaması değildir. Mutlak Sonsuzluk; belirlenmiş varlık hâline gelmeyen, tanımın ve gerçeklik kazanmanın dışında kalan yaratılış yönüdür.


Mutlak Sonsuzluk yaratılışın dışında değildir. Yaratılışın dışında bulunan bir hiçlik değil, Berzahî Sonsuzluğun yokluk yönündeki açılımıdır.


Mutlak Sonsuzluğu henüz keşfedilmemiş nesnelerin bulunduğu fiziksel bir bölge olarak düşünmek yanıltıcı olur. MS’nin bilinmeyen ve tanımlanmayan oluşu, yalnızca insan bilgisinin bugünkü eksikliğini değil, onun ontolojik yönünü ifade eder.


Gerçek Sonsuzluk ile Mutlak Sonsuzluk iki ayrı fiziksel evren değildir. Yaşadığımız evrenin ve yaratılış bütününün tanımlanabilir ve tanımlanamaz yönlerini ifade ederler.


Tanımlanamaz olan hakkında nasıl konuşabiliriz?


Mutlak Sonsuzluk tanımlanamaz ise onun hakkında nasıl konuşabiliriz? MS’de zaman bulunmadığını ve onun bir uç oluşumu olduğunu söylemek, tanımlanamaz olana tanım vermek anlamına gelmez mi?


Eternity Model’in bu itiraza verebileceği yanıt, Mutlak Sonsuzluk hakkındaki önermelerin niteliğinde bulunur.


Mutlak Sonsuzluk hakkındaki ifadeler onun içeriğini olumlu biçimde betimlemez. Gerçek Sonsuzluk içinden yapılan sınır belirlemeleridir. Tanımın ve gerçekliğin geçerlilik alanının nerede sona erdiğini gösterir.


Örneğin:

“Mutlak Sonsuzlukta zaman yoktur.”

önermesi, MS’nin içindeki olumlu bir özelliği betimlemez. Zaman kavramının geçerlilik alanının Mutlak Sonsuzluğa uzanmadığını bildirir.


Bu nedenle Mutlak Sonsuzluğu tanımlamıyoruz; tanımın nerede durduğunu belirliyoruz.


Gerçek Yaratılış ve Mutlak Yaratılış


Gerçek Sonsuzluk ile Mutlak Sonsuzluk yalnızca iki durağan yön değildir. Her birinin kendine özgü bir ontolojik bağıntı düzeni vardır.


Gerçek Sonsuzluğun ontolojik bağıntı düzenine Gerçek Yaratılış, Mutlak Sonsuzluğun ontolojik bağıntı düzenine ise Mutlak Yaratılış adı verilir.


Buradaki “yaratılış” sözcüğü zaman içinde ilerleyen bir olay dizisini anlatmaz. Gerçek Yaratılış ile Mutlak Yaratılış, önceden var olan bir zamanın içinde gerçekleşmez.


İki yönün genel yapısı şöyledir:

Yön

Berzahî Sonsuzluktaki alan

Ontolojik bağıntı düzeni

Uç oluşum

Gerçek, aydınlık, varlık

Gerçek Sonsuzluk

Gerçek Yaratılış

Gerçek Varlık

Mutlak, karanlık, yokluk

Mutlak Sonsuzluk

Mutlak Yaratılış

Mutlak Varlık

Bu iki bağıntı düzeninin iç yapıları sonraki yazılarda ayrı ayrı ele alınacaktır.


Uç oluşumlar


Uç oluşum, zaman içinde ulaşılan bir son değildir. Sonsuz bir alanın erişilen son noktası olamaz. Uç oluşum, bir yaratılış yönünün kendi doğrultusunda tanımladığı sınır kavramıdır.


Gerçek Varlık, Gerçek Sonsuzluktaki bütün gerçekliklerin toplamı veya sonuncusu değildir. Gerçek Yaratılışın Gerçek yönündeki sınır belirlenimidir.


Mutlak Varlık da Mutlak Sonsuzluk içinde bulunan bir nesne veya başlangıçta hazır duran bir kaynak değildir. Mutlak Yaratılışın Mutlak yönündeki sınır belirlenimidir.


“Mutlak Varlık” adındaki varlık sözcüğü, başlangıçta hazır bir varlık bulunduğu anlamına gelmez. Bu terim, Mutlak yönün Gerçek Sonsuzluk içinden adlandırılan uç belirlenimidir.


Sonsuzluğun Sonsuzluğu: Örüntünün tekrarlanabilirliği


Berzahî Sonsuzluk yaratılışın bütününü, Gerçek Sonsuzluk ile Mutlak Sonsuzluk ise bu bütünün iki yönünü tanımlar.


Sonsuzluğun Sonsuzluğu ise bunlara eklenen başka bir alanın adı değildir. Yaratılışın berzahî örüntüsünün sonsuzlukların içinde yeniden kurulabilmesini ifade eden yapısal ilkedir.

Sonsuzluğun Sonsuzluğu, Gerçek–Berzah–Mutlak örüntüsünün bir sonsuzluk alanının iç ilişkilerinde yeniden ortaya çıkabilmesi ilkesidir.

Berzahî Sonsuzluk içinde Gerçek Sonsuzluk ile Mutlak Sonsuzluğun oluşması bu ilkenin temel görünümüdür. Ancak örüntü bununla sona ermez.


Bir sonsuzluk alanı kendi içinde yeni karşıtlıklar, geçişler ve berzah ilişkileri taşıyabilir. Böylece yaratılışın temel örüntüsü, aynı kavramların basitçe kopyalanması biçiminde değil, aynı işlevsel ilişkinin farklı düzeylerde yeniden kurulmasıyla devam eder.


Bu ilke üç işlev görür:

  1. Yaratılış örüntüsünün neden tek bir ayrımla sınırlı kalmadığını açıklar.

  2. Bir sonsuzluğun kendi içinde yeni sonsuzluk ilişkileri taşıyabilmesini mümkün kılar.

  3. Gerçek Sonsuzluk içindeki daha ayrıntılı oluşum düzenleri için ontolojik zemin sağlar.


Sonsuzluğun Sonsuzluğu bu nedenle ikinci bir ad veya şiirsel bir etiket değildir. Yaratılış örüntüsünün farklı düzeylerde tekrarlanabilmesinin ilkesidir.


Bu ilkenin Gerçek Sonsuzluk içindeki somut açılımı sonraki yazılarda ele alınacaktır.


Yaratılışın genel şeması


Yaratılış Şeması
Yaratılış Şeması

Eternity Model’in bu aşamadaki yaratılış örüntüsü şöyle özetlenebilir:

Mutlak Gerçek — Mutlak Berzah hâli → Gerçek / Mutlak Berzah / Mutlak

Bu kurucu ilişkinin bütünü:

Berzahî Sonsuzluk

Berzahî Sonsuzluk içinde:

Gerçek / Aydınlık / Varlık → Gerçek Sonsuzluk → Gerçek Yaratılış → Gerçek Varlık
Mutlak / Karanlık / Yokluk → Mutlak Sonsuzluk → Mutlak Yaratılış → Mutlak Varlık

Bu örüntünün sonsuzlukların iç ilişkilerinde yeniden kurulabilmesi:

Sonsuzluğun Sonsuzluğu ilkesi

Şemadaki oklar zaman içinde gerçekleşen olayların sırasını göstermez. Kavramların birbirine nasıl dayandığını ifade eder.


Zaman Gerçek Sonsuzluk içinde oluşur


Zaman, Mutlak Gerçek’ten önce bulunan bir ölçü değildir. Mutlak Berzahın dışında duran ve Berzahî Sonsuzluğu kuşatan bağımsız bir alan da değildir.


Eternity Model’e göre zaman yalnızca Gerçek Sonsuzluk içinde oluşur.


Zamanın meydana gelebilmesi için birbirinden ayırt edilebilir durumların, gerçekleşen değişimlerin ve bu değişimler arasında kurulabilen yönlü ilişkilerin bulunması gerekir.


Bir şeyin önce, şimdi veya sonra gerçekleştiğini söyleyebilmek için:

  • Tanımlanabilir durumların bulunması,

  • Bir durumdan başka bir duruma geçilmesi,

  • Gerçekleşen değişimin iz bırakması,

  • Geçişlerin birbirine göre sıralanabilmesi gerekir.


Bu koşullar varlık ve gerçeklik alanı olan Gerçek Sonsuzluk içinde oluşur. Bu nedenle zaman, Gerçek Sonsuzluk içindeki gerçekleşmelerin ilişkisel düzenidir.

Zaman olayların içine yerleştirildiği önceden hazırlanmış boş bir kap değildir. Gerçekliklerin ayrışması, değişmesi ve birbirleriyle yönlü ilişkiler kurmasıyla birlikte ortaya çıkar.


Zaman gerçektir fakat kuşatıcı değildir


Zamanın Gerçek Sonsuzluk içinde oluşması onun bir yanılsama olduğu anlamına gelmez.


Zaman gerçektir; çünkü değişim, oluşum, süreklilik ve geçmişin bıraktığı izler gerçektir. Yaşadığımız evrende gerçekleşen bir olay, sonraki oluşumların koşullarını etkiler. Geçmiş, şimdiki gerçekliğin yapısında iz bırakır. Şimdi, gerçekleşmenin fiilî alanıdır. Gelecek ise henüz gerçekleşmemiş fakat gerçeklik kazanabilecek oluşumlara açıktır.


Ancak zaman kuşatıcı değildir. Yalnızca Gerçek Sonsuzlukta oluşur ve Berzahî Sonsuzluğun bütününe yayılmaz.


Zamanın konumu şöyle özetlenebilir:

  • Gerçek Sonsuzluk içinde gerçektir.

  • Gerçekliklerin ayrışması ve değişimiyle oluşur.

  • Mutlak Sonsuzlukta bulunmaz.

  • Berzahî Sonsuzluğun bütününü kuşatmaz.

  • Mutlak Gerçek’in üzerinde işleyen bağımsız bir güç değildir.


Zaman kendi gerçeklik alanı içinde etkindir; fakat yaratılışın bütününün değişmez zemini değildir.


Mutlak Sonsuzlukta neden zaman yoktur?


Mutlak Sonsuzluk, tanımın ve gerçeklik kazanmanın dışında kalan yaratılış yönüdür. Burada birbirinden ayrılmış, tanımlanmış ve gerçeklik kazanmış durumlardan söz edemediğimiz için kronolojik bir düzen de kuramayız.

Zamanın oluşabilmesi için bir durumun başka bir durumdan ayırt edilmesi gerekir. Ayırt edilebilir durumlar bulunmadığında “önce” ile “sonra” ilişkisi kurulamaz.


Mutlak Yaratılışın bir ontolojik bağıntı düzenine sahip olması bu sonucu değiştirmez. Ontolojik bağıntı, kavramların birbirine dayanmasını; zaman ise gerçeklik kazanmış durumların birbirini izlemesini ifade eder. Dayanma ilişkisi ile kronolojik ardışıklık aynı şey değildir.


Mutlak Sonsuzluğun zamansızlığı, orada her şeyin donmuş olduğu veya zamanın sonsuza kadar durduğu anlamına gelmez. Donmak, durmak ve sonsuza kadar sürmek zaten zamansal ifadelerdir. MS’nin zamansızlığı, bu tür kavramların oraya uygulanamaması demektir.


Yaratan bir varlık değil, bir işlevdir


Yazının başındaki önermeye dönelim:

Yaratılandan başka bir şey yoktur. Yaratılan bütünüyle yaratılandır.

Bu durumda yaratan diye bir şeyden söz edilebilir mi?


Edilebilir. Fakat yaratan burada bir varlık değil, bir işlevdir.


Eternity Model’de yaratma, yaratılışa dışarıdan uygulanan bir edim değildir. Yaratma, yaratılışın kendi içinde ayrımın kurulmasıdır. Bir şeyin varlık kazanması, onun yokluktan ayırt edilebilir hâle gelmesidir. Bu ayrım yaratılışın dışından gelmez.


Yaratan, Mutlak Gerçek’in Mutlak Berzah hâlinde işleyen ayrımlandırma işlevidir.


Bu işlev:

  • Gerçek ile Mutlağın ayrılmasını mümkün kılar.

  • Gerçek, Mutlak Berzah ve Mutlak ilişkisiyle Berzahî Sonsuzluğu kurar.

  • Berzahî Sonsuzluk içinde GS ile MS’nin belirginleşmesini sağlar.

  • Ayrılan yönlerin aynı yaratılış bütününe ait kalmasını mümkün kılar.

  • Yaratılış örüntüsünün farklı düzeylerde yeniden kurulmasının zeminini oluşturur.


Yaratan, yaratılana dışarıdan biçim veren başka bir varlık değildir. Yaratılanın kendi içinde işleyen yaratma işlevidir.


Sonuç


Eternity Model’in çıkış önermesine göre yaratılışın dışında bağımsız bir kaynak yoktur. Yaratılan bütünüyle yaratılandır; onda yaratılmamış hiçbir artık bulunmaz. Yaratan ise yaratılanın içinde işleyen ayrımlandırma işlevidir.


Yaratılışın başlangıç ilkesi bir varlık değil, Mutlak Gerçek’tir. Mutlak Gerçek’in Mutlak Berzah hâlinde Gerçek ile Mutlak birbirinden ayrılır. Aynı ayrım aydınlık–karanlık ve varlık–yokluk ilişkileriyle de ifade edilir.


Gerçek, Mutlak Berzah ve Mutlak arasındaki kurucu ilişki Berzahî Sonsuzluğu oluşturur. Berzahî Sonsuzluk bütündür; Gerçek Sonsuzluk ile Mutlak Sonsuzluk bu bütünün iki yönüdür.


Gerçek Sonsuzluğun ontolojik bağıntı düzeni Gerçek Yaratılış, uç oluşumu Gerçek Varlık’tır. Mutlak Sonsuzluğun ontolojik bağıntı düzeni Mutlak Yaratılış, uç oluşumu Mutlak Varlık’tır.


Sonsuzluğun Sonsuzluğu, Berzahî Sonsuzluğun başka bir adı değildir. Gerçek–Berzah–Mutlak örüntüsünün sonsuzlukların iç ilişkilerinde yeniden kurulabilmesini açıklayan yapısal ilkedir.


Zaman yalnızca Gerçek Sonsuzluk içindeki tanımlanabilir değişimler ve yönlü ilişkilerle birlikte oluşur. Bu nedenle zaman gerçektir fakat kuşatıcı değildir. Mutlak Sonsuzlukta bulunmaz ve Berzahî Sonsuzluğun bütününe yayılmaz.


Yaratılışın başlangıcında hazır bir varlık yoktur. Yaratılışın kurucu hareketi, ayrımın Mutlak Berzah hâlinde kurulmasıdır. Bu ayrım yaratılanın dışında değil, yaratılışın kendi içindedir.


Bu yazı yaratılışın genel örüntüsünü ortaya koymaktadır. Gerçek Yaratılış ile Mutlak Yaratılışın iç yapıları, yaratan ile yaratılan ilişkisinin ayrıntıları ve Sonsuzluğun Sonsuzluğu ilkesinin Gerçek Sonsuzluk içindeki görünümü sonraki yazılarda ayrıca ele alınacaktır.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page